EK HUKUK & DANIŞMANLIK

TÜM YAZILAR
Aile Hukuku 30.01.2026

Boşanmada Kusur Sayılan Davranışlar Nelerdir?

```html

Boşanmada Kusur Sayılan Davranışlar Nelerdir?

Boşanma davaları, evlilik birliğinin temelinden sarsılması halinde açılabilen ve taraflar arasındaki hukuki ilişkinin sona erdirilmesini amaçlayan davalardır. Bu davalarda, boşanmaya sebep olan olaylarda tarafların kusur durumları büyük önem taşır. Kusur, boşanma davasının sonucunu, tazminat taleplerini ve hatta nafaka yükümlülüklerini doğrudan etkileyebilir.

Türk Medeni Kanunu'nda (TMK) kusur kavramı açıkça tanımlanmamış olmakla birlikte, evlilik birliğinin gereklerine aykırı davranışlar kusur olarak kabul edilir. Bu davranışlar, eşlerin birbirlerine karşı sadakat, saygı, sevgi ve özen gösterme yükümlülüklerini ihlal eden eylemlerdir. Bu makalede, boşanmada kusur sayılan başlıca davranışları, hukuki boyutunu, Yargıtay uygulamasını ve sürecin nasıl işlediğini detaylı bir şekilde inceleyeceğiz.

Hukuki Boyut

Boşanma davalarında kusurun tespiti, TMK'nın 166. maddesi ve devamında yer alan hükümler çerçevesinde yapılır. TMK madde 166/1, evlilik birliğinin temelinden sarsılması halinde boşanmaya karar verilebileceğini belirtir. Ancak, bu temelden sarsılmaya bir eşin kusurlu davranışı neden olmuşsa, kusurlu eşin dava açma hakkı bulunmamaktadır (TMK madde 166/2). Bu durum, kusurlu eşin boşanmayı talep etmesini engelleyerek, evlilik birliğinin korunmasını amaçlar.

Kusurun belirlenmesinde, tarafların davranışlarının evlilik birliğinin niteliğine, toplumun ahlaki değerlerine ve dürüstlük kurallarına uygun olup olmadığı değerlendirilir. Kusur, sadece zina gibi ağır ihlallerden ibaret olmayıp, eşler arasındaki duygusal şiddet, ilgisizlik, ekonomik şiddet gibi davranışlar da kusur olarak kabul edilebilir.

Türk Ceza Kanunu (TCK) kapsamında değerlendirilebilecek bazı davranışlar da boşanma davalarında kusur olarak kabul edilir. Örneğin, eşe karşı kasten yaralama (TCK madde 86), hakaret (TCK madde 125), tehdit (TCK madde 106) gibi suçlar işlenmesi, boşanma davalarında ağır kusur olarak değerlendirilir. Bu tür eylemler, aynı zamanda ceza davasına konu olabileceği gibi, boşanma davasında tazminat taleplerinin de dayanağını oluşturabilir.

Boşanmada Kusur Sayılan Başlıca Davranışlar:

  • Zina (Aldatma): Evlilik birliği devam ederken eşlerden birinin başkasıyla cinsel ilişki yaşaması, TMK'da açıkça boşanma sebebi olarak sayılmıştır. (TMK m. 161)
  • Hayata Kast, Pek Kötü Muamele veya Onur Kırıcı Davranış: Eşlerden birinin diğerinin hayatına kastetmesi, ona karşı pek kötü davranışlarda bulunması veya onurunu kırıcı davranışlar sergilemesi boşanma sebebidir. (TMK m. 162)
  • Suç İşleme ve Haysiyetsiz Hayat Sürme: Eşlerden birinin küçük düşürücü bir suç işlemesi veya haysiyetsiz bir hayat sürmesi, diğer eş için evliliği çekilmez hale getiriyorsa boşanma sebebi olabilir. (TMK m. 163)
  • Terk: Eşlerden birinin haklı bir sebep olmaksızın ortak konutu terk etmesi ve geri dönmemesi de boşanma sebebidir. (TMK m. 164)
  • Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması: Eşler arasında evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan her türlü davranış kusur olarak kabul edilebilir. Bu davranışlar, şiddet, hakaret, ilgisizlik, ekonomik şiddet, kıskançlık, kumar alışkanlığı, alkol veya uyuşturucu bağımlılığı gibi çok çeşitli olabilir.

Yargıtay Uygulaması

Yargıtay, boşanma davalarında kusur değerlendirmesi yaparken, somut olayın özelliklerini dikkate alır. Yargıtay kararlarında, kusurun belirlenmesinde, tarafların eğitim durumu, sosyal çevresi, yaşam tarzı gibi faktörlerin de göz önünde bulundurulması gerektiği vurgulanmaktadır.

Yargıtay, eşlerin birbirlerine karşı sadakat yükümlülüğünü ihlal eden davranışları ağır kusur olarak değerlendirmektedir. Örneğin, Yargıtay bir kararında, eşlerden birinin internet üzerinden tanıştığı kişilerle cinsel içerikli görüşmeler yapmasını, sadakat yükümlülüğünün ihlali olarak kabul etmiştir. (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 2016/18608 E., 2017/8169 K.)

Yargıtay, eşlerin birbirlerine karşı şiddet uygulamalarını da ağır kusur olarak değerlendirmektedir. Fiziksel şiddetin yanı sıra, sözlü şiddet ve psikolojik şiddet de Yargıtay tarafından kusur olarak kabul edilmektedir. Yargıtay bir kararında, eşlerden birinin diğerini sürekli olarak aşağılaması, küçük düşürmesi ve hakaret etmesini, psikolojik şiddet olarak değerlendirmiştir. (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 2015/23862 E., 2016/11603 K.)

Yargıtay, ekonomik şiddeti de kusur olarak değerlendirmektedir. Eşlerden birinin diğerinin ekonomik özgürlüğünü kısıtlaması, çalışmasına engel olması veya gereksinimlerini karşılamaması, ekonomik şiddet olarak kabul edilmektedir. Yargıtay bir kararında, eşlerden birinin diğerinin kredi kartlarını zorla alarak kullanmasını, ekonomik şiddet olarak değerlendirmiştir. (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 2014/23762 E., 2015/2210 K.)

Süreç Nasıl İşler?

Boşanma davası açıldıktan sonra, mahkeme tarafları duruşmaya davet eder. Duruşmalarda, taraflar iddia ve savunmalarını dile getirir, delillerini sunar. Deliller arasında, tanık beyanları, yazılı belgeler, fotoğraf ve video kayıtları, bilirkişi raporları yer alabilir.

Mahkeme, tarafların sunduğu delilleri değerlendirerek, boşanmaya sebep olan olaylarda tarafların kusur durumlarını tespit eder. Kusur tespiti yapılırken, tarafların davranışlarının evlilik birliğinin gereklerine aykırı olup olmadığı, toplumun ahlaki değerlerine uygun olup olmadığı ve dürüstlük kurallarına uygun olup olmadığı değerlendirilir.

Mahkeme, kusurlu tarafın kim olduğunu belirledikten sonra, boşanmaya karar verir. Boşanma kararı ile birlikte, nafaka, tazminat, velayet gibi konularda da karar verilir. Nafaka, yoksulluğa düşecek olan eşe ödenen bir miktar paradır. Tazminat, boşanmaya sebep olan olaylar nedeniyle maddi veya manevi zarara uğrayan eşe ödenen bir miktardır. Velayet, çocukların bakımı, eğitimi ve temsili konusunda anne veya babaya verilen yetkidir.

Boşanma kararının kesinleşmesiyle birlikte, evlilik birliği sona erer. Taraflar, boşanma kararının kesinleşmesinden sonra yeniden evlenebilirler.

Sıkça Sorulan Sorular

  • Boşanma davası açmak için ne kadar süre evli kalmak gerekir?

    Boşanma davası açmak için herhangi bir evlilik süresi şartı bulunmamaktadır. Evlilik birliği, taraflar için çekilmez hale gelmişse, evliliğin süresi ne olursa olsun boşanma davası açılabilir.

  • Aldatılan eşin tazminat hakkı var mıdır?

    Evet, aldatılan eşin tazminat hakkı vardır. Aldatma (zina), boşanma davalarında ağır kusur olarak kabul edilir ve aldatılan eş, bu nedenle maddi ve manevi tazminat talep edebilir.

  • Boşanma davasında çocuğun velayeti kime verilir?

    Çocuğun velayeti, çocuğun menfaatleri doğrultusunda belirlenir. Mahkeme, çocuğun yaşı, sağlık durumu, eğitim durumu, anne ve babanın çocuğa olan ilgisi gibi faktörleri değerlendirerek velayet konusunda karar verir.

Detaylı bilgi ve hukuki destek için ofisimizle iletişime geçebilirsiniz.

```
Yasal UyarıBu içerik, yayınlandığı tarihteki mevzuat hükümlerine ve Yargıtay kararlarına dayanılarak, yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Burada yer alan bilgiler, hukuki danışmanlık hizmeti yerine geçmez. Her somut olay, kendine özgü detaylar barındırır ve kanunlar zamanla değişebilir. Hak kaybı yaşamamak için hukuki sürecinizi uzman bir avukat eşliğinde yürütmenizi önemle tavsiye ederiz. Detaylı bilgi için büromuzla iletişime geçebilirsiniz.
YAZAR
Av. Emina KARABUDAK