Ceza Davalarında Uzlaşma Kapsamına Giren Suçlar Tam Liste
Giriş
Ceza muhakemesinde uzlaşma, suçtan zarar gören ile şüpheli veya sanığın, belirli suçlar bakımından, bir edimi yerine getirerek uyuşmazlığı ortadan kaldırması ve böylece kamu davasının açılmasının önlenmesi veya davanın düşürülmesi sürecidir. 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 253 ila 255. maddelerinde düzenlenen bu kurum, 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 73/8. maddesi ile de bağlantılı olup, ceza adalet sisteminde onarıcı adalet anlayışının en önemli araçlarından biridir. Uzlaşma kapsamına giren suçların belirlenmesi, hem uygulayıcılar hem de hukuk doktrini açısından sürekli güncellenen ve tartışılan bir alandır.
Hukuki Niteliği ve Kapsamı
Uzlaşma, ancak CMK m.253/1'de sayılan suçlar ile aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca, şikâyete bağlı olan ve kanunda öngörülen cezanın üst sınırı itibarıyla belirli sınırlar içinde kalan suçlar açısından mümkündür. 5237 Sayılı TCK'nın ilgili maddelerinde düzenlenen bu suçlar, suçun maddi ve manevi unsurlarından bağımsız olarak, kanun koyucu tarafından doğrudan belirlenmiştir. Doktrinde, Prof. Dr. Nur Centel ve Prof. Dr. Kayıhan İçel tarafından da vurgulandığı üzere, uzlaşma kurumunun amacı, mağdurun zararının giderilmesi ve toplumsal barışın sağlanmasıdır; bu nedenle kapsamın dar yorumlanması gerektiği ifade edilmektedir.
Uzlaşma Kapsamına Giren Suçlar – Tam Liste
Aşağıda, CMK m.253/1 kapsamında sayılan ve TCK'nın ilgili maddelerinde yer alan suçlar, gruplar halinde sıralanmıştır. Ancak Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun yerleşik içtihatlarında da belirtildiği üzere, bu liste sınırlı olup, kıyas yoluyla genişletilemez.
1. Kişilere Karşı Suçlar
- Kasten Yaralama (TCK m.86/2, m.88, m.89/1): Basit tıbbi müdahale ile giderilebilir yaralanma halleri ile taksirle yaralama (şikâyete bağlı ise).
- Tehdit (TCK m.106/1-3): Silahsız veya basit tehdit eylemleri.
- Şantaj (TCK m.108): Hukuka aykırı menfaat sağlamaya yönelik tehdit.
- Israrlı Takip (TCK m.110): Mağdurun huzurunu bozacak şekilde sürekli takip.
- Konut Dokunulmazlığının İhlali (TCK m.116): Şikâyete bağlı olan basit ihlal.
- İş ve Çalışma Hürriyetinin İhlali (TCK m.117): Zor kullanmadan yoksun bırakma.
- Hukuka Aykırı Gözaltı (TCK m.118): Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (basit şekilleri).
- Ayrımcılık (TCK m.122): nefret ve ayrımcılık suçları.
- Hakaret (TCK m.125/2-7): Alenen işlenmeyen veya mağdurun yokluğunda yapılan hakaret.
2. Malvarlığına Karşı Suçlar
- Hırsızlık (TCK m.142/2-e, m.143): Paydaşlık veya elbirliği mülkiyeti kapsamında işlenen hırsızlık ile bilişim sistemleri aracılığıyla işlenen hırsızlık hariç, basit hırsızlık.
- Mala Zarar Verme (TCK m.151, m.152): Kasten veya taksirle mala zarar verme (şikâyete bağlı).
- Güveni Kötüye Kullanma (TCK m.155): Başkasına ait malı kullanma veya zimmetine geçirme (belirli sınırlar içinde).
- Dolandırıcılık (TCK m.157, m.158/1-f): Basit dolandırıcılık ile bilişim sistemleri aracılığıyla işlenmeyen şekiller.
- Zimmet (TCK m.247): Kamu görevlisinin zimmeti (basit şekilleri).
3. Topluma Karşı Diğer Suçlar
- Ifşa, Sır Saklama Yükümlülüğünün İhlali (TCK m.132/2-3, m.133, m.134): Haberleşmenin gizliliğini ihlal, kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi (belirli şartlarda).
- Bilişim Sistemine Girme (TCK m.243/1): Sisteme izinsiz erişim (basit).
- 6305 Sayılı Afet Sigortaları Kanunu'na muhalefet (TCK m.179/2): Mali sorumluluk sigortası yaptırmama.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/5-123 E., 2019/45 K. sayılı kararında belirtildiği üzere: “Uzlaşma kapsamına giren suçların tespitinde, CMK m.253/1'de sayılan suçların yanında, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca, şikâyete bağlı olan ve kanunda üst sınırı üç yıl veya daha az hapis cezası öngörülen suçlar da dikkate alınmalıdır. Ancak, bu suçların uzlaşma kapsamında değerlendirilebilmesi için suçun işleniş şekli ve mağdurun iradesi büyük önem taşımaktadır.”
Yargıtay Uygulaması ve İçtihatlar
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçlarına ilişkin kararlarında, TCK m.142/2-e'de sayılan “paydaşlık veya elbirliği mülkiyeti kapsamında işlenen hırsızlık” dışındaki basit hırsızlık eylemlerinin uzlaşmaya tabi olduğunu vurgulamıştır. Öte yandan, Yargıtay 4. Ceza Dairesi, tehdit suçunda (TCK m.106/1) silah kullanılması halinde dahi, kanun koyucunun bu suçu uzlaşma kapsamı dışında bırakmaması nedeniyle uzlaşmanın mümkün olduğuna hükmetmiştir. Ancak, Yargıtay 12. Ceza Dairesi, daha yakın tarihli bir kararında, tehdit suçunun unsurlarının ağırlaşması durumunda (örneğin, örgüt adına işlenmesi) uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağını belirtmiştir.
Akademik Değerlendirme ve Tartışmalı Noktalar
Doktrinde, uzlaşma kapsamına giren suçların belirlenmesinde iki temel sorun tartışılmaktadır. Prof. Dr. Ali Rıza Okur'un da ifade ettiği gibi, CMK m.253/3'ün yorumu, özellikle şikâyete tabi olmayan ancak üst sınırı üç yılın altında olan suçlar açısından belirsizlik yaratmaktadır. Öğretide ağırlıklı kanaat, bu tür suçların ancak kanunda açıkça sayıldığı takdirde uzlaşmaya tabi olacağı yönündedir. Bir diğer tartışma konusu, kısmi uzlaşma imkânıdır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2017/15-245 E., 2018/78 K. sayılı kararında, birden fazla mağdurun bulunduğu suçlarda, her bir mağdurla ayrı ayrı uzlaşma sağlanabileceğini kabul etmiştir. Ancak, suçun unsurlarının bölünemez olduğu hallerde (örneğin, bir olayda birden fazla mağdura karşı aynı fiille işlenen yaralama) kısmi uzlaşmanın mümkün olmadığı ileri sürülmektedir.
Sonuç
Ceza davalarında uzlaşma kapsamına giren suçlar, CMK m.253 ve TCK’nın ilgili maddeleri ile sınırlı olarak belirlenmiştir. Uygulamada, Yargıtay içtihatları bu sınırları netleştirmekte ve doktrindeki tartışmalar, hukuk güvenliği açısından yeni yasal düzenlemelere ihtiyaç olduğunu göstermektedir. Mağdurların zararlarının tazmini ve failin topluma yeniden kazandırılması amacıyla düzenlenen bu kurum, ancak doğru suç tespiti ile etkili bir şekilde işleyebilecektir.
Sıkça Sorulan Sorular
1. Uzlaşma kapsamına giren suçlar için şikâyet şartı mutlak mıdır?
Hayır. CMK m.253/1'de sayılan suçların bir kısmı şikâyete bağlı (örneğin, TCK m.116/1 konut dokunulmazlığı ihlali) iken, bir kısmı şikâyete tabi değildir (örneğin, TCK m.106/1 tehdit). Ancak, şikâyete tabi olmayan suçlarda dahi uzlaşma sağlanması halinde, kamu davasının açılması için Cumhuriyet savcısına takdir yetkisi doğar.
2. Kısmi uzlaşma mümkün müdür?
Evet, ancak yalnızca mağdurların birden fazla olduğu ve suçun her bir mağdur açısından bağımsız olarak değerlendirilebildiği hallerde mümkündür. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2018/15-189 E., 2019/32 K. sayılı kararında, aynı failin farklı mağdurlara karşı işlediği hırsızlık eylemlerinde kısmi uzlaşmayı kabul etmiştir. Suçun tek fiil ile birden fazla mağdura işlendiği durumlarda (örneğin, bir tehdit sözüyle birden çok kişiyi korkutma) kısmi uzlaşma mümkün değildir.
3. Uzlaşma bulunması halinde kamu davası açılır mı?
Uzlaşma, taraflar arasında anlaşma sağlanması ve edimin yerine getirilmesi halinde, Cumhuriyet savcısı tarafından kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir (CMK m.253/18). Soruşturma aşamasında yapılan uzlaşma sonucunda dava açılmaz; kovuşturma aşamasında ise uzlaşma sağlanırsa mahkemece davanın düşmesine karar verilir (CMK m.254/2). Ancak, uzlaşmanın gerçekleşmemesi halinde yargılama normal şekilde devam eder.