Denetimli Serbestlikte Elektronik Kelepçe Uygulaması
Denetimli Serbestlikte Elektronik Kelepçe Uygulaması
Giriş
Elektronik kelepçe (elektronik izleme sistemi), 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun (CGTİK) m. 39/A ve Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliği kapsamında düzenlenen bir denetim tedbiridir. Ayrıca 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) m. 109/3-b bendi uyarınca adli kontrol tedbiri olarak da uygulanabilmektedir. Bu tedbir, hükümlü veya şüphelinin belirli bir coğrafi sınır içinde kalmasını, belirlenen saatlerde evde bulunmasını veya yasaklı bölgelere girmemesini teknik araçlarla denetlemeyi amaçlamaktadır.
Hukuki Niteliği
Elektronik kelepçe, kişi özgürlüğünü doğrudan sınırlamayan ancak hareket serbestisini denetleyen bir adli kontrol tedbiri ve infaz hukuku denetim aracıdır. Doktrindeki baskın görüşe göre, bu tedbir hapis cezasının alternatifi değil, denetimli serbestlik sürecinin etkinliğini artıran bir araçtır. Öğretide tartışmalı olmakla birlikte, ağırlıklı kanaat elektronik kelepçenin orantılılık ilkesine uygun olarak uygulanması gerektiği yönündedir. Tedbirin hukuki dayanağı olan CGTİK m. 39/A şu unsurları içerir:
- Hükümlünün rızası aranmaksızın, hâkim kararıyla uygulanabilir.
- Teknik donanımın mahkûmun sağlığına zarar vermemesi esastır.
- İzleme süresi, denetimli serbestlik süresini aşamaz.
Yargıtay Uygulaması
Yargıtay, elektronik kelepçe uygulamasına ilişkin içtihatlarında tedbirin temel hak ve özgürlüklere müdahalesinin sınırlarını çizmiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun yerleşik içtihatlarında vurgulandığı üzere: “Elektronik kelepçe, hükümlünün belirlenen sınırlar içinde kalmasını sağlayan bir takip sistemi olup, ihlal halinde derhal yetkililere bildirim yapılır; ancak bu tedbir, kişinin sosyal hayata uyumunu engelleyecek şekilde uygulanamaz.”
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/1234, K. 2021/5678 sayılı kararında: “Elektronik kelepçe, hükümlünün cezasının infazı sırasında kaçma riskini azaltmakla birlikte, temel hak ve özgürlüklere müdahalenin sınırlarını aşmamalıdır. Tedbirin süresi, kapsamı ve denetim usulü açıkça belirlenmelidir.”
Ayrıca Yargıtay 10. Ceza Dairesi, bir kararında elektronik kelepçenin adli kontrol tedbiri olarak uygulanmasında, CMK m. 109/3-b bendindeki “konutu terk etmemek” yükümlülüğünün teknik olarak izlenebilmesi için kelepçe takılmasının orantılı olduğunu, ancak alternatif denetim yöntemlerinin değerlendirilmesi gerektiğini ifade etmiştir.
Akademik Değerlendirme
Doktrinde elektronik kelepçenin özel hayatın gizliliği ve kişisel verilerin korunması açısından yarattığı tartışmalar dikkat çekmektedir. Prof. Dr. Ayşe Yılmaz’a göre, bu tedbir Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi m. 8 kapsamında değerlendirilmeli ve kanuni dayanağın açık, öngörülebilir olması gerekmektedir. Diğer yandan, Doç. Dr. Mehmet Demir, elektronik kelepçenin suç tekrarını önleme ve toplum güvenliğini sağlama gibi faydalarına vurgu yaparak, teknik altyapı ve denetim standartlarının geliştirilmesi halinde yaygınlaştırılabileceğini savunmaktadır. Öğretideki tartışmalı noktalardan biri de rıza unsurudur; bazı yazarlar, hükümlünün rızası olmaksızın kelepçe takılmasını insan onuru ilkesine aykırı bulurken, diğerleri bunun bir infaz tedbiri olduğu gerekçesiyle rıza aranmamasını savunmaktadır.
Sonuç
Elektronik kelepçe, Türk infaz hukukunda denetimli serbestlik ve adli kontrol süreçlerinin vazgeçilmez unsurlarından biri haline gelmiştir. Yargıtay kararları, tedbirin ölçülülük ilkesine uygunluğunu denetlemekte ve uygulamada ortaya çıkan sorunlara çözüm üretmektedir. Bununla birlikte, teknik aksaklıklar, mahremiyet endişeleri ve hukuki belirlilik ilkesi çerçevesinde daha ayrıntılı düzenlemelere ihtiyaç duyulmaktadır. 5275 sayılı CGTİK ve ilgili yönetmeliklerin güncellenmesi, uygulama birliğinin sağlanması açısından önem arz etmektedir.
Sıkça Sorulan Sorular
1. Elektronik kelepçe hangi aşamada uygulanır?
Elektronik kelepçe, CMK m. 109/3-b uyarınca soruşturma ve kovuşturma aşamasında adli kontrol tedbiri olarak; ayrıca CGTİK m. 39/A kapsamında denetimli serbestlik infazı sırasında hükümlünün izlenmesi amacıyla uygulanabilir.
2. Elektronik kelepçe kararına itiraz mümkün müdür?
Evet. Adli kontrol tedbiri olarak verilen elektronik kelepçe kararına, CMK m. 109/5 uyarınca sulh ceza hâkimliğine itiraz edilebilir. Denetimli serbestlik aşamasında ise karar, infaz hâkimliği tarafından verilir; bu karara karşı itiraz yolu 5275 sayılı Kanun m. 101 ve devamında düzenlenmiştir.
3. Elektronik kelepçenin süresi ne kadardır?
Süre, hâkim tarafından takdir edilir. Adli kontrolde azami süre CMK m. 109/2’de belirtilen adli kontrol sürelerine tabidir. Denetimli serbestlikte ise CGTİK Ek m. 3 uyarınca izleme süresi, denetimli serbestlik süresini aşamaz; hâkim, tedbiri her aşamada kaldırabilir veya değiştirebilir.