EK HUKUK & DANIŞMANLIK

TÜM MAKALELER
Hukuk Genel 27.01.2026

Temyiz ve İstinaf Arasındaki Fark Nedir?

Giriş

Türk hukuk sisteminde adil yargılanma hakkının ve hukuka erişimin güvencesi olarak kabul edilen kanun yolları, yargı kararlarının denetlenmesini ve olası hukuka aykırılıkların giderilmesini temin etmektedir. Bu kanun yolları arasında en merkezi konumda yer alanlar, ilk derece mahkemelerinin kararlarına karşı başvurulan **istinaf** ve istinaf mahkemelerinin kararlarına karşı bazı hallerde gidilebilen **temyiz** kanun yollarıdır. Her iki hukuki müessese de yargılamanın sıhhatini sağlama amacı taşısa da, hukuki nitelikleri, denetim yetkileri ve yetkili mercileri itibarıyla önemli farklılıklar arz etmektedir. Bu makalede, istinaf ve temyiz kanun yollarının hukuki çerçevesi, işlevleri, yetki alanları ve aralarındaki temel farklar, doktrin ve yüksek mahkeme içtihatları ışığında ele alınacaktır.

İstinaf Kanun Yolu

İstinafın Hukuki Niteliği ve İşlevi

İstinaf kanun yolu, ilk derece mahkemeleri tarafından verilen nihai kararların, hem maddi vakıa hem de hukuki yönden denetlenmesini sağlayan olağan bir kanun yoludur. Türk hukuk sistemine 2004 yılında yürürlüğe giren ve farklı kanunlarda kademeli olarak uygulamaya konulan düzenlemelerle yeniden dahil edilen istinaf, yargılamanın ikinci aşamasını teşkil etmektedir. Bu kanun yolu ile amaçlanan, ilk derece mahkemelerinin eksik veya hatalı yargılama işlemlerini düzeltmek, maddi gerçeğe daha yakın bir sonuca ulaşmak ve böylece uyuşmazlıkların Yargıtay'a taşınmadan önce Bölge Adliye Mahkemeleri (BAM) veya Bölge İdare Mahkemeleri (BİM) düzeyinde çözüme kavuşturulmasını sağlamaktır. **5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) m. 272 vd.** ve **6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 341 vd.** hükümleri istinaf başvurusunun esas ve usullerini düzenlemektedir.

İstinafta Yetkili Merci ve Denetimin Kapsamı

İstinaf incelemesi, adli yargıda Bölge Adliye Mahkemeleri, idari yargıda ise Bölge İdare Mahkemeleri tarafından yapılmaktadır. İstinaf mahkemeleri, ilk derece mahkemesinin kararını hem maddi olay (vakıa) hem de hukuka uygunluk (hukuk) yönünden denetleme yetkisine sahiptir. Bu yetki kapsamında, gerektiğinde yeni delil toplanması, duruşma açılması ve ilk derece mahkemesince yapılmamış bir kısım yargılama işlemlerinin yapılması mümkündür. Doktrindeki baskın görüşe göre, istinaf mahkemesi, bir anlamda ilk derece mahkemesinin yargılamasını baştan sona tekrar gözden geçirme, eksikliklerini tamamlama ve yanlışlıklarını düzeltme işlevini üstlenmektedir. Bu yönüyle istinaf, “tam istinaf” veya “genişletilmiş istinaf” niteliğindedir; zira sadece hukuki denetimle sınırlı kalmayıp, vakıa denetimini de aktif olarak icra etmektedir.

Temyiz Kanun Yolu

Temyizin Hukuki Niteliği ve İşlevi

Temyiz kanun yolu, istinaf mahkemelerince verilen ve kanunda belirtilen belli başlı istisnalar dışında temyiz yolu açık olan kararların Yargıtay tarafından sadece hukuka uygunluk yönünden incelenmesini sağlayan olağan bir kanun yoludur. Temyiz, Türk yargı sisteminde yargılamanın üçüncü ve son aşamasını temsil eder. Temyiz incelemesinin temel amacı, hukuk kurallarının ülke genelinde birliğini ve doğru uygulanmasını sağlamak, mahkemeler arasında görüş ayrılıklarını gidermek ve hukukun yeknesaklığını temin etmektir. **5271 sayılı CMK m. 299 vd.** ve **6100 sayılı HMK m. 361 vd.** hükümleri temyiz başvurusunun usul ve esaslarını düzenlemektedir.

Temyizde Yetkili Merci ve Denetimin Kapsamı

Temyiz incelemesi, adli yargıda Yargıtay, idari yargıda ise Danıştay tarafından yapılmaktadır. Yargıtay, temyiz incelemesinde maddi vakıa denetimi yapmaz; yalnızca yargılamanın hukuka uygunluğunu denetler. Bu, Yargıtay'ın, ilk derece mahkemesinin ve istinaf mahkemesinin tespit ettiği olaylara bağlı kalarak, bu olaylara uygulanan hukuk kurallarının doğru olup olmadığını, usul kurallarına uygun hareket edilip edilmediğini denetlemesi anlamına gelir. Yargıtay'ın hukuki denetimi; yargılama aşamasında ortaya çıkan delil değerlendirme hataları, kanun maddelerinin yanlış yorumlanması veya uygulanması, usul hukuku ihlalleri gibi hususları kapsar. Yargıtay, kararı ya onar ya da bozar. Bozma kararı halinde dosya, yeniden inceleme ve karar verilmek üzere istinaf mahkemesine veya istinaf mahkemesinin bozması üzerine ilk derece mahkemesine gönderilir.

Yargıtay Uygulaması ve İçtihatlar

Yargıtay'ın yerleşik içtihatları, temyiz incelemesinin sınırlarını açıkça belirlemiştir. Yargıtay, kendisinin bir vakıa mahkemesi değil, bir hukuk mahkemesi olduğunu vurgulayarak, temyiz denetiminin yalnızca hukuki denetimle sınırlı olduğunu defalarca yinelemiştir.

“Yargıtay'ın görevi, ilk derece mahkemesi ile istinaf mahkemesinin tespit ettiği maddi vakıaların doğruluğunu denetlemek değil, bu vakıalara uygulanan hukuk kurallarının isabetini ve yargılamanın usulüne uygunluğunu murakabe etmektir. Delillerin takdir ve değerlendirilmesi kural olarak ilk ve istinaf derece mahkemelerinin yetki ve görev alanı içerisinde olup, Yargıtay'ın bu yöne ilişkin denetimi ancak hukuki bir hata tespit edilmesi halinde mümkün olabilmektedir.” (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2018/1-447 K. 2020/223 T. 17.06.2020 tarihli kararı benzeri içtihatlar.)

İstinaf ve Temyiz Arasındaki Temel Farklar

İstinaf ve temyiz kanun yolları arasındaki temel farklar, aşağıdaki hususlarda somutlaşmaktadır:

  • Denetim Yetkisi: İstinaf mahkemeleri, hem maddi olay (vakıa) hem de hukuki denetim yaparken, temyiz mahkemesi olan Yargıtay sadece hukuki denetim yapmakla yetinir. Bu, istinafın yargılamayı neredeyse baştan yapma yetkisine sahipken, temyizin sadece hukukun doğru uygulanıp uygulanmadığını kontrol etmesi anlamına gelir.
  • Yargılama Aşaması: İstinaf, ilk derece mahkemesi kararlarından sonra gelen ikinci derece yargılama; temyiz ise istinaf kararlarından sonra gelen üçüncü derece yargılamadır.
  • Yetkili Mahkeme: İstinaf başvuruları Bölge Adliye Mahkemeleri (veya İdare Mahkemeleri) tarafından incelenirken, temyiz başvuruları Yargıtay (veya Danıştay) tarafından incelenir.
  • Karar Verme Yetkisi: İstinaf mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını kaldırarak yeniden karar verebilir veya düzelterek onama kararı verebilir. Temyiz mahkemesi ise kural olarak kararı bozar veya onar; kendisi yeni bir maddi vakıa tespiti ve buna göre karar verme yetkisine sahip değildir (istisnai bazı haller hariç, örneğin CMK m. 303).
  • Kesinleşme Mekanizması: İstinaf mahkemelerince verilen kararların önemli bir kısmı, temyiz yolu kapalı olduğu için istinaf aşamasında kesinleşmektedir. Bu durum, Yargıtay'ın iş yükünü azaltma ve yargılamayı hızlandırma amacı taşımaktadır. Temyiz yolu ancak kanunda belirtilen belli parasal sınırlar veya dava türleri için açıktır.

Akademik Değerlendirme ve Doktrindeki Tartışmalar

İstinaf kanun yolunun Türk hukukuna yeniden kazandırılması, hukuk öğretisinde geniş yankı bulmuştur. Doktrindeki genel kanaat, istinafın, yargılamanın kalitesini artırdığı, ilk derece mahkemelerinin hatalarını daha erken aşamada düzelttiği ve Yargıtay'ın içtihat mahkemesi rolünü pekiştirdiği yönündedir. Öğretide bazı yazarlar, istinaf mahkemelerinin yetkilerinin genişletilmesiyle Yargıtay'ın rolünün biraz daraldığını ve temyize başvuru imkanının sınırlanmasının adil yargılanma hakkı kapsamında tartışılması gereken bir husus olduğunu ifade etmektedirler. Ancak ağırlıklı görüş, istinafın yargı sistemine getirdiği katmanın, dosya yükünü Yargıtay'dan alarak daha etkin ve hızlı bir yargılama sağladığı ve bu sayede Yargıtay'ın içtihat birliğini sağlama ve hukukun genel prensiplerini geliştirme asli görevine daha iyi odaklanabilmesine imkan tanıdığı şeklindedir.

Sonuç

İstinaf ve temyiz, Türk yargı sisteminin iki önemli kanun yolunu temsil etmektedir. Her ikisi de adil yargılanma hakkının ve hukuki güvenliğin teminatı olsa da, hukuki nitelikleri, denetim yetkileri ve yetkili mercileri itibarıyla önemli farklılıklar barındırmaktadır. İstinaf, hem maddi vakıa hem de hukuki denetim yaparak yargılamanın ikinci aşamasında daha kapsamlı bir düzeltme mekanizması sunarken; temyiz, Yargıtay nezdinde sadece hukuki denetimle yetinerek hukukun ülke genelinde yeknesak uygulanmasını ve içtihat birliğini sağlamayı hedeflemektedir. Bu ayrım, yargılamanın katmanlı yapısını güçlendirerek, kararların daha doğru ve hukuka uygun olmasını temin etmeye yönelik bir sistematiğin ürünüdür.

Sıkça Sorulan Sorular

  • Hangi hallerde istinaf kararı temyiz edilebilir?

    İstinaf mahkemelerinin verdiği kararların temyiz edilebilmesi, kanunda belirtilen belirli parasal sınırlar (HMK için) veya davanın türüne (örneğin bazı ağır ceza mahkemesi kararları, terör suçları) bağlıdır. CMK kapsamında, Bölge Adliye Mahkemesi’nin ilk derece mahkemesi kararını kaldırarak yeniden verdiği hükümlerin veya bazı tahliye kararlarının temyizi mümkündür. Genel kural, Bölge Adliye Mahkemesi’nin istinaf başvurusunu esastan reddettiği veya düzelterek onadığı bazı kararların temyiz yolunun kapalı olmasıdır. Ancak, kanunda açıkça temyiz yolu açık olduğu belirtilen kararlar için Yargıtay’a başvurulabilir.

  • İstinaf ve temyiz başvurusu için süreler nedir?

    Hem istinaf hem de temyiz başvurusu için süreler, kararın tebliğinden itibaren başlar ve kanunlarda açıkça belirtilmiştir. **CMK m. 273/1** ve **m. 291/1** uyarınca adli yargıda istinaf ve temyiz başvurusu için kural olarak 7 günlük süre öngörülmüştür. **HMK m. 345/1** ve **m. 361/1** uyarınca ise hukuk davalarında istinaf ve temyiz başvurusu için kural olarak 2 haftalık süre belirlenmiştir. Bu süreler, hak düşürücü nitelikte olup, kaçırılması halinde kanun yoluna başvuru hakkı kaybedilir.

  • Yargıtay, bir istinaf kararını hangi sebeplerle bozabilir?

    Yargıtay, bir istinaf kararını, temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık tespit etmesi halinde bozar. Bu hukuka aykırılıklar genellikle şunlardır: kanunun yanlış uygulanması, usul hükümlerine aykırı hareket edilmesi (örneğin savunma hakkının kısıtlanması, tebligat eksiklikleri), delillerin hukuka aykırı yollarla elde edilmesi, mahkemenin görev veya yetkisini aşması, kararın gerekçesiz olması veya gerekçenin yetersiz bulunması. Yargıtay, bozma kararında hukuka aykırılık nedenlerini açıkça belirtir ve dosya, kararı veren istinaf mahkemesine veya ilk derece mahkemesine geri gönderilir.

Yasal UyarıBu makale, yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki danışmanlık hizmeti yerine geçmez. Kanunların zamanla değişebileceği ve her somut olayın kendine özgü detaylar barındırdığı unutulmamalıdır. Hak kaybı yaşamamak için hukuki sürecinizi uzman bir avukat eşliğinde yürütmenizi önemle tavsiye ederiz.
YAZAR
Av. Emina KARABUDAK